Feriköy organik pazar


Oldum olası pazar alışverişini çok severim ama İstanbul'da yıllar boyu çok yoğun tempoda çalışırken (ve aslında yediklerimin içeriğiyle pek de ilgilenmezken) meyve sebze alışverişini pazardan yapmaya enerji bulamıyor ve bütün alışverişimi büyük süpermarketlerden yapıyordum. Hamile kalmamla birlikte durum değişti. Ailem Ege'de bir sahil kasabasında yaşadığı ve ben de yıl içinde sürekli oraya gelip gittiğim için iyi sebze meyve neye benzer, nasıl kokar bir fikrim var. O yüzden İstanbul'da Migros'tan aldığım kabağın aslında pek de kabağa benzemediğinin farkındaydım ama galiba alternatiflerim olduğunun farkında değildim. Organik pazardan alışveriş yapmaya başlayınca kısa sürede bağımlı oldum. Benim için taze meyve sebze seçmek, yemyeşil otların arasında dolaşmak tam bir keyfe dönüştü. Pazara gitmek şart mı, tabii ki değil. Organik alışveriş son yıllarda internet üzerinden yapılabildiği için çok kolaylaştı. Türkiye'nin her yerinden en tazesi en güzeli siparişle kapıya geliyor ama pazar sevenler beni anlayacaktır, her şeyi görerek, dokunarak, seçerek almak apayrı bir zevk.

Sadece meyve sebze değil, bakliyat, yumurta, tavuk, peynir gibi mutfakta kullanacağınız birçok malzemeyi buradan alabilirsiniz. Aldıklarınızın organik sertifikasını inceleme şansınız da var.

Hamile kaldıktan sonra beslenme düzenime biraz çeki düzen vermeye (mesela iş yerindeki öğle yemeklerinden hoşlanmadığım için öğle yemeğimi yanımda götürmeye) karar verdim ve organik pazar maceramız da böyle başladı.Yaklaşık 3 yıldır İstanbul'da olduğumuz her Cumartesi mutlaka Feriköy'deki organik pazara gidiyoruz. Mevsime göre ne var ne yok bakarak seçerek alıyoruz. Normalde ilk soru şu oluyor: Çok pahalı değil mi? Gerçekten değil. Elbette fiyatlar semt pazarına göre biraz yüksek ama kesinlikle Macrocenter organik reyonundaki sebze-meyve fiyatları değil. Eğer ki bir restoran ya da 20 kişilik bir topluluk için alışveriş yapmıyorsanız, sadece 3-4 kişilik bir aile için satın alıyorsanız fiyatlar arasında uçurum yok, bütçede patlamaya yol açmaz.

Ben alışverişimi yaparken bir yandan haftalık planlama yapıyorum. Alışveriş yaparken Cumartesi'den diğer Cuma'ya kadar öğlen şunu, akşam şunu yaparım diye düşünerek alışveriş yapıyorum. Böylece ne fazla ne eksik, tam haftalık alışveriş oluyor.

Biz bazen gitmişken kahvaltımızı da pazarda yapıyoruz. Gözlemeci (burası organik pazar, gözlemeler tam buğday unundan!), istediğiniz meyve suyunu sıktırabileceğiniz bir meyve suyu standı ve organik hatta meraklısına vegan kekler, atıştırmalıklar satın alabileceğiniz stantlar var.

Yeni başlayacaklar için küçük bir tüyo: Burada naylon poşet yok. Biz ilk seferde elimizi kolumuzu sallayarak gidip, pazarcıların meyve sebzeleri kese kağıtlarına koyarak verdiğini görünce "Bu kadar kese kağıdını nasıl taşıyacağız?" diye kala kalmıştık. Pazarda file satılıyor ama siz pazar için uygun çantanızı, arabanızı vs götürmeyi unutmayın. Biz bez çantalarla gidiyoruz ve puset de alışveriş arabası olarak harika iş görüyor.

Pazarın renkleri beni her zaman mutlu ediyor.